İnsanlar gözlerindeki korkuyla, içindeki tükenmişliğin verdiği acıyla bir kurtarıcı bulduğunu sanıp ışık yoksunu günlerine ışık getireceğini sandığı bu kurtarıcıyı kendi yollarına alıyorlar. Asıl önemli olanın kendi kalplerine bakmak ve kendi içlerindeki benlikleriyle kendi yolunu bulup kendi kurallarını koyabilmek olduğunu fark edemiyorlar. Belki bu insanların içinde var olanın karanlığı çoktur. Bu yüzden bu var olanı olmaktan korktukları için kendi kurtarıcılarını yaratıyorlardır. Belki bu insanların aydınlığı çoktur ve içinde bulunduğu yaşantıdan dolayı bunu dışarı çıkartmaktan korkuyorlardır. İşte bu insanlar korkularını yenip kendi aydınlığını veya karanlığını yaşadığında ışığı olmayan günlerine kendi benliğinin ateşini tutabilecek ve ne olursa olsun sonunda kendi yolunun hâkimi olarak huzura varabilecek. Tabi bilinmez, yollarının sonu huzura varmayabilir ama kendi yolunda, kendi benliğinle ve kendi ışığında yürümek içindeki aitlik hislere ulaşmasını sağlayacak. Bu nedenle kendiniz olmaktan korkmayın. Suni kurtarıcılar yaratmayın. Kurtarıcı kavramı bazen tanrısal, bazen ait olduğunuzu düşündüğünüz sevgiliniz, bazen ait olduğunu düşündüğünüz topluluk, bazen kendinizi adadığınız ideolojiler olabilir. Kendinize sorun: Benim kurtarıcılarım onlar mı yoksa ben miyim? Kendinizi bulduğunuzda ideolojinizi de sevgilinizi de tanrınızı da bulabileceksiniz. Korkaklıktan kurtulup içinizdekilerle yüzleşirseniz eğer, başkasının ışığında kaybolmayı bırakıp kendi ışığınızı bulacaksınız.

3 YORUMLAR

  1. “Duygular vardır yalnızları öldürmek isteyen; başaramazlarsa öldürmeyi, o zaman kendileri ölmek zorunda kalırlar. Fakat yeter mi senin gücün katil olmaya?”

    • Hawking diyor ki “kara delikler aslında göründükleri gibi değillerdir. Bir zamanlar sandığımızın aksine, sonu olmayan birer hapishane değiller.Kara delikten çıkmak mümkün, ister kara deliğin dışına ister başka bir evrene doğru. Yani eğer bir kara deliğin içindeymiş gibi hissediyorsanız, asla vazgeçmeyin, bir çıkış yolunuz var.”

      • “İdeal bir şekilde zihni açık, yani ideal bir şekilde normal insan, içindeki hiçlik’ten başka hiçbir şeye tutunmamalıdır… Onu işittiğimi farz ediyorum: ”Amaçtan, bütün amaçlardan koparılmışım; arzularımın ve burukluklarımın sadece formüllerini muhafaza ediyorum. Sonuca bağlama eğilimine direndiğim için ruhu yendim; tıpkı hayatı da, onun içinde çözüm aramaktan dehşete kapılarak yendiğim gibi… İnsanın seyri – ne mide bulandırıcı şey! Aşk – iki tükürüğün karşılaşması… Bütün duygular mutlaklarını salgı bezlerinin sefilliğinden alırlar. Asalet varoluşun yadsınmasındadır, harap olmuş manzaralara tepeden bakan bir tebessümdedir yalnızca.” (Çürümenin Kitabı)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen isminizi giriniz